Bu haber 22 Ocak 2016 18:38:29 Tarihinde eklenmiştir.

Bu Haftaki Sinema Tavsiyemiz ''Peki Şimdi Nereye - Et maintenant on va où ?''

Lübnan asıllı Nadine Labaki’nin ikinci uzun metraj yapımı ‘Peki Şimdi Nereye’ Filmi Lübnan’da küçük bir köyde yaşayan Hıristiyan Müslümanların bir arada kardeşlik içinde yaşarken Lübnan iç savaşındaki çatışmaya rağmen bir birilerine bağlı olmalarını anlatıyor.

 Aslında filmin temel dayanağı Din olgusu üzerinden kadınların savaştaki rolleri ve erkeklerin savaşçı ruhlarına bir eleştiri getiriyor. Film boyunca yatıştırıcı güçte olan kadınlar, hiçbir şekilde kavganın gürültünün olmamasını istiyor, ve bu mücadele bir çok acılarada göğüs geriyorlar.

Filmin bir değer en büyük benzerliği Türk Sinemasında ‘Vizontele’ ile bilinçlerimize yerleşen o TV sahnesi. Zamanında Yılmaz Erdoğan’da Vizontelede anlatmak istediğini açık bir şekilde anlatmıştı. Aslında insanların içinde iyilik vardır, sen ne kadar kötülük tohumu ekersen o kadar insanlar bir birine düşman olurlar. ‘Peki şimdi nereye’ filmi ise kendi çabalarıyla Lübnanın küçük bir köyünde hiçbir şekilde olanakları olmayan ve vericilerin düzgün bir şekilde çalışmadığı yerde ortak komün bilinciyle bir Televizyon işine giriyorlar. Ve Halk ortak bir noktada buluşarak TV izliyorlar. Haberlerde ise Lübnan’ın bazı kesimlerinde dini çatışmaların var olduğu ve insanların bir birlerini öldürdüklerini görüyorlar. Tabikide kadınlar burada araya girerek Erkeklerin Televizyon izlemesine engel oluyorlar.. Film birçok duyguyu aynı anda yaşatabiliyor aslında. Komedinin iyi işlendiği ve Dramın ağlattığı sahnelerde yok değil. Kadınların sivri zekalarıyla aslında ortamı nasıl yumuşattıklarını film içerisinde görmekteyiz. Bazen bu yemeklerin içine uyuşturmak için ilaç kullandıklarıda oluyor bazen Erkekleri baştan çıkartmak için Rus dansözleri getirtip erkeklerin dikkatini dağıtmakta oluyor. Kadınların yaşadığı acı hiçbir şekilde ifade edilemez. Özellikle filmin açılış sahnesinde kadınların siyahlara bürünerek yas tutarak mezarlığa yürüme sahnesi takdir edilmesi gerekiyor. Kadınlar hiçbir zaman kin tutmaz onlar sadece ölen kocalarının çocuklarının arkasından yas tutarlar. Bütün kadınların tek renge bürünüp Hıristiyanın Müslümanın aynı anda dualar ederek yürümesi filme artı bir puan kazandırdığını düşünüyorum. Film boyunca kadınların verdiği mücadele kendi köylerinde kendi kocalarına kendi çocuklarına bir şey olmaması için verdikleri mücadeledir aslında. Filmin Yönetmeni ve oyuncusu olarak karşımıza çıkan Nadine Labaki ( Emel ) Filmin bir sahnesinde “Biz kadınlar hep sizin arkanızdan yas mı tutacağız” dikkatle irdelenmesi gereken repliklerden biridir. Bence hoş bir yapım olmuş, İzleyecek arkadaşların iyi vakit geçireceğini düşünüyorum Puanım: 10/7.1 Şükrü ASLAN Sanat Tarihi/Sinema Eleştirmeni İletişim. Cinemayorumlari@gmail.com Twitter/jahfos        







Konu ile ilgili sorularınızı sayfanın en altında Yorum Yap kutusuna yazarak gönderebilirsiniz.Sistemimize kayıtlı olan 1000 den fazla mutemetlerimiz tarafından incelenip cevap verilmeye çalışılacaktır.

Yasal Uyarı

Bu yazının tüm hakları Memurmaasmutemeti.Com'a aittir. " Bu makaleyi başka internet sayfalarında yayınlamak istiyorsanız aktif link olacak şekilde kaynak göstererek yayınlayabirsiniz.Aksi halde yasal takip yapılacaktır.©
Yorum Yap