Bu haber 23 Haziran 2017 09:55:09 Tarihinde eklenmiştir.

KRAKOW HER DAİM ÇOK GÜZEL

KRAKOW VE ŞEHRİN KALBİ "KAZİMİERZ"

 

Kışın çok yakıştığı bir şehir hayal edin.Şimdi baharın çok yakıştığı bir şehir.Ve ardından yazın çok yakıştığı bir şehir.Krakow bunların hepsi.Polonya'nın ikinci büyük şehri Krakow'a Türkiye'den direkt uçuş yok.Krakow'a Varşova'dan gidecekler için Varşova'nın da güzelliklerle dolu olduğunu eklemek gerekli.Krakow her haliyle sinematografik bir şehir."Piyanist" filmini seyretmediyseniz Krakow'a gitmeden önce şehri ve tarihini öğrenmek için filmi izlemek güzel bir deneyim olacaktır.Şehir aynı anda o kadar çok şey vaat ediyor ki...Geçmişle bugün arasında bir köprü kuran şehir,belleğin gücünü gösteriyor ve bir şehri ayakta tutmanın yolunun geçmişini canlı tutmak olduğunun kanıtını sunuyor.Şehri gezmeye başlamadan önce birkaç ipucuna ihtiyacınız olabilir;İşte bu ip uçlarını sizler için derledik.

 

KRAKOW VE ŞEHRİN KALBİ "KAZİMİERZ"

Krakow 2. dünya  savaşının her anına tanıklık etmiş ve bugün bile bu anılar çok canlı.Nehir kenarındaki eski "ghetto" bugün yerli halkın yerleşim yeri.Sonradan schindler'in Fabrikası'nın taşındığı Vistül Nehrinin güneyinde kalan bölgeye zamanında yahudiler için bir yerleşim alanı yapılmıştır.Filmi izlememiş ya da hikayeyi duymamış olanlara küçük bir hatırlatma yapalım :Oscar Schindler, 2. dünya savaşı döneminde,1939-1943 yılları arasında bahsettiğimiz gölgeye yakın bir yerde emaye ve mühimmat fabrikası kurmuş,girişimci bir iş adamı.Fabrikasında yahudi işçileri çalıştırmaya başlıyor ve onlara insani çalışma koşulları sunuyor.Dönem için hayli önemli olan bu fırsat zamanla yahudilere yönelik baskılar arttıkça bir zorunluluk halini alıyor ve schindler bu fabrika sayesinde 1100 kişinin hayatını kurtarıyor.Bugün fabrika taşınmış ve müzeye dönmüş durumda.

 

Kazimierz denilen bölge bugün sanatçıların,gençlerin uğrak yeri.Yahudi müzesi bu bölgede,bölgenin diğer bir adı da "yahudi bölgesi." .Bu bölgede yürürken sayısız galeriyle,duvarlardaki resim çalışmaları ve grafitilerle,sokaklar arasına konuçlanmış yemek servisi yapan küçük ve sevimli kamyonetlerle,fotoğraflarını çekmeye doyamayacağınız kafe ve restoranla karşılaşabilirsiniz.

 

Eski şehrin merkezlerinden biri olan bu mekan şehrin belki de en yaşayan köşesi.Ana meydana 15-20 dakikalık yürüme mesafesinde.Krakow'da hemen her yere yürüyebilirsiniz ancak şehir içinde gezinmek için tramvayla çok el verişli.Bir kent tarihçisi bir şehri gezmenin bir kaç yolu olduğundan dem vurmuştu.Yürüyerek,metroyla ve turist otobüsleriyle.(Bunu çok önemsiyordu,zira özellikle üst katta oturduğunuzda  şehri yukarıdan görme imkanı olduğunu söylüyordu.) Krakow Viyana ve Lizbon'daki gibi bu gezme yöntemlerine bir yenisini ekliyor

:tramvayı.Zira tramvay aynı zamanda hem şehri görerek gezmenize imkan veriyor,hem de hızlı bir panorama elde etmenizi sağlıyor.

 

Kazimierz gölgesi yahudi mutfağını denemek için mükemmel bir seçim olacaktır.Aynı zamanda harika kahveler içmek isterseniz,ünlü baget ekmeğine yapılan pizzavari "zapiekanka"lardan yemek ya da tüm sokak lezzetlerinin tadına bakmak isterseniz bu bölge size göre.

 

KRAKOW ANA MEYDANI

Şehrin ana meydanı için kullanılacak ilk tabir şu olmalı "dev."  meydan gerçektende kocaman.Avrupa da meydanlar için kurulan "christmas markt"lar içinde en büyüğü olduğunu okuyarak gittiğimiz meydanda her daim bir pazarın kurulu olduğunu gördük.Meydan bir Avrupa şehrinden beklenmeyecek ölçüde gece gündüz kalabalık.Şehrin kalbi sadece türistler için burada atmıyor,aynı zamanda yerli halkın uğrak yeri ve çokça yerli turiste ev sahipliği yapıyor meydan.Meydandaki kule Krakow'un harika bir manzarasını sunuyor Meydana açılan sokaklar eski şehri oluşturuyor .Bu ara sokakların alışveriş yapmak isteyenler için ideal olduğu kadar,Krakow'un ünlü tatlarından "paczki" tatlısını denemek için doğru bir yer olduğunu söylemeliyiz.Ana meydanda kurulan pazar yerindeki küçük kulübelerde sunulan çeşit çeşit çorba ve şehrin gururu "pierogi" (bir çeşit kızarmış ya da haşlanmış mantı yiyebiliriz) denemeyi ise sakın unutmayın.Şehrin bu merkezinde aynı zamanda onlarca tur teklifi ile karşılaşabilirsiniz.Auschwitz-Birkenau turları,tuz fabrikasının turları yanı sıra kominist dönem dönem Krakow'unun turları da ilginizi çekebilir. Bu turları  az sonra anlatmadan önce bu noktaya değinme nedenimize gelelim .Eski şehirde bulabileceğimiz "milk bar"lar.Komünist dönem turlarından birine katılırsanız mutlaka bir öğününüzü yiyeceğiniz bu minik restoranlar çoğunlukla hamur işleri ve süt bazlı yiyeceklerin satıldığı ,ucuz tabldot sunan mekanlarmış.2. dünya savaşının ardından ülkenin bir çok yerinde açılıyor,demir perdenin kalkmasıyla sayıları hızla azalıyor ama bügün hem tarihi yaşatmak için,hem de hala ucuz yemek sunma imkanı olduğu için yeniden popülerleşmiş durumda.

 

WAVEL KALESİ

Ana meydana kısa bir yürüyüş mesafesinde olan kale,şehrin tepesine kurulmuş.Etrafı sularla çevrili olan Wavel kalesi Krakow'a kuş bakışı bakabilme imkanı sunuyor.Ve şehri boydan boya geçen Vistül nehrinin tüm kıvrımlarını ezberletiyor.Wavel kalesi bir şehir efsanesine ev sahipliği yapıyor.Kalenin nehir tarafından girişinde sizi karşılayan ejderha bu efsanenin ana kahramanı.Efsaneye göre bu kale bir ejderhanın mağarasıymış.Bu şehrin kızlarını ve koyunlarını yiyerek karnını doyuruyormuş,ancak şehrin bütün kızları tükendiğinde sıra kralın kızına gelmiş.Bunu duyan köylü Krak bir koyunun midesini kükürtle doldurarak ejderhaya sunmuş,ejderha kükürt dolu bu koyunu mideye indirdiğinde midesindeki ateşi söndürmek için nehre inmiş ve  ateşi sönene dek Vistül'ün sularından kana kana içmiş.Krak aklına gelen bu fikir nedeniyle ödüllendirilmiş ve kralın kızıyla evlenmiş .Krokow şehride adını bu köylüden almış.Efsaneye inanılır mı inanılmaz mı bilinmez ama gerçek olan şehir tarihiyle beraber

 yaşıyor.Bu tarihi canlı tutmak için mümkün olan her ayrıntıya özenilmiş.Aynı ejderha efsanesi bize her hediyelik dükkanında hatırlatan minik sevimli ejderha oyuncakları gibi.Kale bölgesinde aynı zamanda katedral ve katedralin müzesi bulunuyor.

 

JAGIELLONIAN ÜNİVERSİTESİ VE SONSUZ GENÇLİK ŞEHRİ

Üniversite şehre kimlik veren yerlerden biri.Kuşkusuz ki eski şehrin merkesindeki harika binası üniversitesinin şehre kazandırdıkları ile sınırlı değil.Entelektüel hayatın canlılığı,genç nüfusun şehre kazandırdıkları enerji bu artılardan bir kaçı.Krakow gece gündüz tam anlamıyla yaşayan bir şehir.Üstelik kimi Avrupa şehirlerindeki gibi şehirdeki yaşamı keşfetmek için yerli halkla tanışarak şehrin çok bilinmeyen kısımlarına gitmeniz gerekmiyor.Krakow yaşadığını ve bu yaşama sizi de dahil edeceğini ilk günden itibaren açıklıyor size,hatta sizi bu maceraya davet ediyor.

 

Eski şehirden üniversiteye doğru yaptığınız yürüyüş sırasında karşılaştığınız irili ufaklı parklarda öğlen yemeğini banklarda oturarak yiyen,kahvesini yudumlayan,kuşları besleyen,köpeğiyle yürüyüş yapan,kitap okuyan,ders çalışan onlarca insanla karşılıyorsunuz.Hava soğuk olsa bile şehri yaşamak için dışarı çıkıyorlar.Sokakların insanlarla dolup taşması aynı zamanda oraya bitmez tükenmez bir dinamizm kazandırıyor

 

AUSCWİTZ-BIRKENAU KAMPI

Auscwitz 2. dünya savaşında kullanılan en büyük toplama kampı.Krakow'a mesafesi 1,5 saat kadar.Turlar günübirlik düzenleniyor.Herhangi bir tur şirketinin sunduğu planın bir başkasınınkinden büyük bir farkı yok.Sabah saatlerinde sizi otellerinizden alanlar olduğu gibi,bazı buluşma noktalarından alan tur şirketleri de mevcut.Yolculuğun sonunda sizi kampın içine götürecek olan farklı bir turla buluşuyorsunuz.Zira kampın içine sınırlı sayıda ziyaretçi girebiliyor.Seçtiğiniz dile göre bir rehber kampta sizi yaklaşık 4-5 saat kadar dolaştırıyor.Kampın ilk durağı Auscwitz ikinci durak ise Birkenau.Birbirinden bir kaç kilometre uzaklıkta olan bu iki kampa gittiğinizde böyle doğa harikası bir coğrafyanın nasıl bu korkunç kaderle sınandığına bir kez daha hayret ediyorsunuz.Kamp turu tam anlamıyla hayatınız boyunca unutamayacağınız,Krakow da canlanan sanat dalgasının köklerini çözebilmek için kampı görmek,Yahudi müzesine uğramak ve Schindler'in fabrikasının içinde biraz turistik de olsa zaman geçirmek gerekiyor.

 

Krakow da Vistül nehrinin kıyılarına yaz ayları için kumsala dönüştürmüşlerdir.Nehre girerek   serinliyenler var ama en çok yazın güneş ışınlarını depolamak isteyenlerin uğrak yeri bu mekanlar.Çocuklar için ideal,zira oyun parkları her yerde.Şehir,dışarda vakit geçirmeyi özendiren ve bu imkanı süren detaylarla dolu.Daha çok soğuk ülkelerin özelliklerinden biridir eve kapanmamak.Olması gerekenin tam tersi gibi gelse de, bu ülkelerde güneşten azamı fayda sağlamak birinci öncelik olduğundan, erken batan güneşten,geç aydınlanan günden yaralanmanın kıymetini çok iyi biliyorlar.

 

Krakow her yanıyla görmek için can atmanız gereken bir.Şehrin sunduğu sonsuz olanaklar size her mümkünün kıyısında hissettiriyor kendinizi.Yüzyılın başında Paris için "sonsuz bir gençlik şehri" deniliyordu.Bugün Krakow için bu tanımı kullanmak.Şehir büyük yıkıntıların ayağa kalkmış ancak bu yıkıntıları yaşamamış olsaydı,bugün bu canlılığıyla ayakta olabilir miydi bilmek zor.Zira dünyanın dört bir yanından eski anayurtlarına dönen genç insanların bu şehri yeniden ayağa kaldırmak konusunda yaptıkları yadsınamaz.

 

   







Konu ile ilgili sorularınızı sayfanın en altında Yorum Yap kutusuna yazarak gönderebilirsiniz.Sistemimize kayıtlı olan 1000 den fazla mutemetlerimiz tarafından incelenip cevap verilmeye çalışılacaktır.

Yasal Uyarı

Bu yazının tüm hakları Memurmaasmutemeti.Com'a aittir. " Bu makaleyi başka internet sayfalarında yayınlamak istiyorsanız aktif link olacak şekilde kaynak göstererek yayınlayabirsiniz.Aksi halde yasal takip yapılacaktır.©
Yorum Yap