Bu haber 26 Haziran 2016 11:21:00 Tarihinde eklenmiştir.

KAMUDA KAVRAM KARGAŞASINA BİR SON VERİLMELİ

Nöbet ücreti çilesinde nereden nereye geldik.İşçi Memur kavramında son durum.

 

         Sağlıkta istihdam edilen gerek doktor gerekse sağlık hizmetleri personelleri  fazla çalışma mesai ücreti alırken halen  G.İ.H çalışanlarının  nöbet ücreti alamadığını para yerine izin kullandırılmak istenmesi  her nedense bir türlü çözüme kavuşturulamayan kanayan bir yaradır.  İdari izinler de  çalışma zorunda bırakılan kamuda çalışan memurlara hiç bir ilave ücret ödenmez hükmünü içeren yeni bir başbakanlık genelgesini asla istemiyoruz. 

 

        Kamuda görev yapan memurların fazla mesai saat ücretlendir meleri ; Merkezi bütçe kanunun (K) cetveline göre fazla mesai saat ücreti 1.74 krş iken    5/4/2016 tarih ve 8727 sayılı bakanlar kurulu kararıyla  Maliye bakanlığı çalışanlarının fazla mesai saat ücretlendirmeleri 5 katı ödenir hükmü getirilmiş olup bu uygulama çalışma barışını bozan bir uygulama olup diğer bakanlıkta çalışan memurların fazla mesai ücretleri yeniden tanzim edilmelidir. Neticede kamuda istihdam edilen memurların tamamı 657 sayılı kanuna tabii iken her kurumda fazla mesai ek ödeme gibi konularda farklılık arz etmektedir. Hükümetin son on yıldır eşit işe eşit ücret söylemi neden halen hayata geçirilememiş bunun arkasında duran güç bürokratik oligarşi midir? 

  

       Bir hakkı teslim etme adına ben burada sayın sağlık bakanımıza teşekkür ediyorum bir sağlık çalışanı olarak bu hak kaybına bir nebzede olsa son verdiği için. Yayınlanan genelge sağlık çalışanlarına adeta ramazan bayramı hediyesi gibi algılanmıştır. Köşemden haklı eleştirilerimi devam ettireceğim yapmış olduğum eleştiriler bağcıyı dövmek adına değil üzüm yemek adına olacaktır.  Tüm STK’lara  çağrıda bulunuyorum. Memurların maaş ve ek ödeme  fazla mesai ücreti ve maaşlardan kesilen tüm keseneklerin memurların emekli ikramiyesi ve emeklilik maaşlarına yansıtılması gibi  konularda  hükümetin arkasından değil önünden gitmesi gerekir.

 

       Hazır konu buralara gelmişken Sayın Cumhur başkanımızın Başbakanlığı döneminde kamu çalışanları adına  muazzam bir teklifi olmuştu hem madem 657 sayılı devlet memurları kanunu yarım yüz yılını doldurmuş günün ihtiyaçlara cevap veremez hale gelmiş gelin kamuda çalışanları işçi ve memur diye ayrımına bir son verelim. Tamamına   kamu çalışanı diyelim. Çalışanları mesleklerine göre ayırt edelim yaptığı görevleri ve iş riskini baz alarak  vs konuları gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ele alarak yeni bir ücretlendirme yaparak tüm bu konuları kökünden halledelim dedi. Böyle bir yerinde ve haklı talebe karşın ne işçi nede memur sendikasından destek gelmedi. Tabi bu sessizlik  kamu çalışanlarının dikkatlerinden kaçmadı.

 

 

      Şayet o gün hükümetten gelen bu güzel öneriye destek verilseydi buradan tüm memurların ne kadar kazançlı çıkacaklarını bir örnekle açıklamak isterim. İşçi ve memurlarda toplu sözleşme süreci eşitlendi yani memurlar her yıl işçiler her iki yılda bir hükümetle pazarlığa oturuyorlardı şimdi bu uygulama memurlarda da aynen işçiler gibi her iki yılda bir yapılır şeklinde düzenlendi. Fakat şekil olarak şöyle ki hem işçi hem de memur sendikalarında isimleri de aynı olan toplu sözleşme ikramiyesi arasında bir uçurum var ve halen devam etmektedir.  Memurların toplu sözleşme pirimi uzun yıllar 45 tl den şimdi maaş katsayılar baz alınarak her üç ayda olmak üzere 60 tl ye çekildi. Temmuz ayında memura verilecek zam baz alındığı ve katsayı artışından dolayı rakkam 63.4 krş yükseldi. Bu toplu sözleşme priminden memura kalan fark ne kadar? Ortalama memur maaşından kesilen sendika aidat kesintisi 15 tl olduğunu varsayarsanız memurun cebine  aylık sadece ve sadece 5 tl yansıyor bunu yıla vurduğunuzda memur toplu sözleşme priminden yıllık kazancı 12x5=60 tl dir.  Bunun adı memurun toplu sözleşme ikramiyesi olmaz olsa olsa memurun toplu sözleşme sadakası olur.

 

          İşçilerde  toplu sözleşme  ikramiyesi nasıl hesaplanıyor? Mesela köy hizmetlerinde çalışan işçinin sendikasında toplu sözleşme prim hesaplama  formülü şu şekilde yapılır. İşçinin bürüt yövemiye bedeli üzerinden toplam 60 iş günü çarpılarak tesbit edilir. (bürüt yevmiye bedeli x 60 gün) çıkan ücretten yasal kesintiler düşüldükten sonra kalan miktar  işçilere toplu sözleşme  ikramiyesi olarak ödenir.135 tlX60 gün = 8100 tl bulunan ücretten % 36 vergi kesilir(%15 siğorta primi,%20  vergi,% 1 işsizlik siğorta primi) 8100X%36 kesinti =2916 tl toplam vergi bedeli düşülür.8100-2916=5184 tl toplam kalan net tutardan sendika keseneğini çıkarıldıktan sonra kalan para iki eşit taksitte yani temmuz ve aralık aylarında  ödenir.12 x 135= 1620 tl sendika yıllık aidat miktarı sendikaya   kalan para: 5184 -1620=  3564 Lira işçiye   Sendika toplu sözleşme ikramiyesi diye ödenir. Memurun sendika toplu sözleşme ikramiyesinden  kazancı yıllık 60 tl iken işçinin sendika toplu sözleşme ikramiyesinden yıllık kazancı 3564 tl dir. Memur sendikalarının yapmış olduğu toplu sözleşme ikramiyesi adı altında oynan trajediye  artık bir son verilmesi kanaatindeyim.  Toplu sözleşme sürecinde hükümetle pazarlık masasına oturan tüm sendikaların dikkatlerine sunuyorum.  

 

       Yani işçi ve memurlar kamu çalışanı diye birleşmiş olsaydı her zaman iyi olan emsal alınacağından işçilerin aldığı 3564 tl toplu sözleşme aidatının aynısı  memurlarda almış olacaktı ve memurlar aylık 297 tl karlı çıkmış olacaklardı. Selam ve dua ile…

      

Yaşar BAŞARAN 

Eski Sağlık-Sen  Genel Mali Sekreteri

APK UZMANI

Memurmaasmutemeti.Com

Yaşar BAŞARAN diğer yazılarını okumak için TIKLAYINIZ

 

 

 

      
 

 

 







Konu ile ilgili sorularınızı sayfanın en altında Yorum Yap kutusuna yazarak gönderebilirsiniz.Sistemimize kayıtlı olan 1000 den fazla mutemetlerimiz tarafından incelenip cevap verilmeye çalışılacaktır.

Yasal Uyarı

Bu yazının tüm hakları Memurmaasmutemeti.Com'a aittir. " Bu makaleyi başka internet sayfalarında yayınlamak istiyorsanız aktif link olacak şekilde kaynak göstererek yayınlayabirsiniz.Aksi halde yasal takip yapılacaktır.©
Yorum Yap